Herkes sizden neşteri elinize almanızı ve kanserli hücreleri kesip atmanızı bekliyor.Bunu ancak siz yapabilirsiniz.“Kızım Fatıma da olsa“ demenizi bekliyoruz…
Hindistan’da yüz binler Modi hükümetinin 130 milyon kişiyi seçmen kütüklerinden silmesini protesto ediyorlar.Gösterilerin lideri ise Gandhi kardeşler.Ellerinde anayasa yerlerde sürükleniyor, gözaltına alınıyor, barikatlara tırmanıyorlar.
Şehir insanın insana bulaşmasıdır. Bir süre sonra bu nispetler kurumsallaşır, belediye olur. Yerin altı ve üstü geçişler ve geçitlerle iyice kabuk bağlar. Beton kaldırımlar, asfalt yollar ve insanin ayağını toprağa değdirmeyen bilumum beton dökmeler sonucu insan kendini topraktan izole eder. İnsan doğadan koptukça “doğa” diye birşey doğar. Köyde doğa yoktur. Köyde iş veya mesai de yoktur. Nasıl ki “tatil,” işin hayata yaptığı baskından arta kalan serbest zamana verilen isim ise, “doğa” da şehrin toprağa yaptığı baskından arta kalan yeşilliğe verdiğimiz isimdir.
Macron, “Hepimiz öfkeliyiz, utanç duyuyoruz.” Le Pen: “Ülke şiddet ve çaresizlik arasında sıkıştı.” Le Monde’un eleştirilerine Mélenchon cevap verdi: “Liberaller dogmatik, biz akılcıyız”
Eski Merkez Bankası ve BDDK Başkan Yardımcısı Taha Çakmak’ın, fon manipülasyonu soruşturmasında kazançlarını iade eden 15 kişi arasında olduğu ortaya çıktı.
Yaşadığımız hayal kırıklığının nedeni, dinin kendisi değil; dini bir kimlik konforu ve güç devşirme aracı sanmaktır. Kalem Suresi’nin o sarsıcı sorusunu kendimize sormalıyız: Biz müslimleri ve mücrimleri bir mi tutacağız?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.